Toprak Komün Özgürlük

Toprak, Su, Rüzgar ve Güneş herşeye yeter.
Sistem saati: 03 Eylül Cuma (2010) 20:12:38

Tüm zamanlar UTC + 3 saat [ DST ]




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 5 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: İMGE NEDİR ?
Yeni iletiTarih: 17 Mart Cumartesi (2007) 02:12:27 
Çevrimdışı
Karakutu filozofu
Karakutu filozofu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Nisan Pazar (2006) 21:43:12
İleti: 185
Konum: ist
Bu konuyu facebook'ta paylaþýn!
İmge ile ilgili çeşitli sitelerden yaptığım alıntıları bu başlık altında toplamaya çalışacağım. bu konuda özgün fikri olan arkadaşların sözlerini söylemesi'ni ve şiir'de çok önemli bir yer tutan imge konusunu biraz irdelemek istedim...

AMARA'DAN ALINTI

Şiir, doğası gereği üzerinde kesin belirlemeler yapmaya gelmez. Ama şiirin özünün imgeyle oluştuğu ve imgenin de sözcükler aracılığıyla, yeni dil ile yaşam bulduğu bir gerçektir.

İmge ile dil, şiirin öz ve biçimidir. İmge öz olurken, dil ise şiirin biçimini oluşturur. Güçlü bir imge ile imgeyi dizelere dönüştüren ritimli bir dilin bileşimidir şiir.

Çağrışım imgedir ve imge de şiirin özüdür

Yaşanmış olaylar ya da nesnel dünyanın insan zihninde yarattığı çağrışımlarla oluşan imge, aynı zamanda şiirin ana temasını da oluşturur. Yani şiirde ele alınan konu hangisiyse, (özlem, yiğitlik, tragedya ya da doğa güzellikleri olabilir) ozan, konuyu zihninde yarattığı belli çağrışımlarla verir. Çağrışım imgedir ve imge de şiirin özüdür.

Şiire şiir denebilmesi için, bir imgeyle kurulması zorunludur. Çünkü imge; okuru hem uyarır, hem de heyecan ve coşkusunu harekete geçirir. Her şiirde sadece bir tek imge kullanılabilir. Ya da birden fazla kullanılıyorsa da, kullanılan imgeler bir bütünlüğü oluşturmalıdır. "Şiir bir tek imgedir ya da parçalanamaz bir imgeler burcudur.(Octavia Paz)" İyi bir şiirde, "yapılan bütün çağrışımlar birbiriyle ilişkilidir, bir coşku bütünlüğü yaratacak şekilde birbirine bağlanmıştır.(Ö. İnce)" Şiirde birden fazla imge kullanılıp, kullanılan imgeler de bir bütünlükten uzaksa, bu, şiiri hem dağıtır, hem de anlaşılmaz kılar. Yine her kullanılan imge yeni olmalıdır. Şiirdeki imge daha önce kullanılmışsa, imge olmaktan çıkar, okuyana da heyecan ve coşku yaratmaz. "Her imge yaratılıp bir kez kullanılabilir.(V. Çolak)" Birden fazla kullanılan imge, çağrışımsal özelliklerini yitirerek simgeye dönüşür. Bu da insanı ne heyecanlandırır, ne de duyularını harekete geçirir. Örneğin "hüzün yüklü bulutlar" "gözlerdeki umut kıvılcımları" ya da "firari geceler" gibi söylemler, imge olmaktan çıkmış, her yeni şair adayının acemiliğiyle ilk başlarda içine düştüğü simgeler tuzağı olmuştur.

İmgeler, yapıları ve kuruluşları bakımından betimleyici ve simgeleyici olanlar, yine soyuttan somuta ya da somuttan soyuta kurulanlar biçiminde kendi içlerinde birçok sınıflandırmaya ayrıştırılabilir. Ancak düz tanımlamalara ya da belli sınıflandırmalara gitmek, şiirde olduğu gibi imgede de fazla gerçekçi olmaz. Konu itibarı ile fazla üzerinde durmamakla birlikte, özgün olmaları nedeniyle sadece bir-iki imge örneği ile yetineceğiz.

a-
Derin gökten mi geldin, uçurumdan mı çıktın
Ey güzellik!
O kutsal, cennetlik gözlerin
Hem iyilik hem de suç dolduruyor kadehe
Belki de bu yüzden bir şarap gibisin
(Baudelaire)

b-
Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk
Hiçbir yere gitmiyor.
(E. Cansever)

_________________
"ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın,
aslında hiç olmadım ben bu oyunda
ömrüm beni yok saysın..."


En son ersin tarafından, 17 Mart Cumartesi (2007) 02:19:55 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.

Sayfa başı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
Yeni iletiTarih: 17 Mart Cumartesi (2007) 02:13:34 
Çevrimdışı
Karakutu filozofu
Karakutu filozofu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Nisan Pazar (2006) 21:43:12
İleti: 185
Konum: ist
ŞİİRDE İMGE ÜZERİNE KÜÇÜK BİR DENEME

İmge şiiri anlamlandırmanın olanağını açan temel ögedir. Bu nedenle, okuduğumuz şiiri anlamak değil, anlamlandırmaktan söz ediyorsak, imge şiirden ayrılamaz.
Kaldı ki iç ses imgeyle ortaya çıkar ve tanınır. Bu nedenle bir Nazım ya da Turgut şiirinden söz edebiliriz.
Şiirde tek imge nedir? Şiirde hangi anlamda "tek" imge vardır?İmge çağrışımların olanağıdır evet. Bildiğimiz gibi her zaman sıfat tamlamasıyla da yapılmaz.

Öyle sözcükleri yanyana getirirsiniz ki imge çıkar ortaya. İmge simgesel anlatımın basamağı değildir her zaman.

İmge, imge dediğimiz şey. Öncelikle, bir şiirde sayısız kullanılabilinir. Ama şiirin bütününe baktığınızda, bir şiirde tek bir imge görürsünüz. Bu da şiirin konusunu değil, özünü oluşturur. Konudan söz edilir kuşkusuz. Ama şiirde sözü edilen konu, bir düz yazıdaki temanın karşılığı değildir.

Çünkü şair, aşkı konu saplantısıyla söylemez. Biz ona aşk konulu şiir desek de şiirin bizzat kendisi bunu reddeder.

Şiir, diğer edebiyat dallarından farklı olarak, soyutlamanın en üst dilidir. Somut nesnelerle soyut bir dünya kurar ve biz o somut dünyayı yine o soyutlama aracılığıyla yeniden kavrarız, kurarız. Bu gidiş gelişin en zengin aracıdır şiir.

Şiirde sözü edilen tek imge; şairi o şiiri yazmaya iten ilk dürtüdür. Acıyan ya da sevinen yerinde yoğunlaşır şair.
İmgesi de orada büyür; şiirin bütününü anlamlandıran imgesi...

Derinleştikçe, şiir boyunca gördüğümüz imgeler, şiirin bütünselliğinin hissedildiği o tek imgeyi kucaklar. Yoksa şair, kaba bir söylemle, şiiri boyunca bir tek imge kullanmaz!

Simgesel anlatım, anlamlandırma olanağı açısından her zaman küçümsenecek, yok sayılacak bir anlatım değildir.
Tıpkı alegorik anlatım gibi. Şair biçim ve sözcükler konusunda bağnaz olmayan kişidir.

İnsana ait olan hiçbir şey bize yabancı değilse, insana ait olan hiç bir sözcük de şaire yabancı değildir!

Şair söz yalvacıdır. Sözcüklerden kurduğu dünyanın özgünlüğü, estetik yeterliliği, yazdığını şiir yapar ya da yapmaz.
Yoksa şiiri günah işlemeden değerlendirirken, imgesi az, simgesi çok v.b gibi kaba ölçülerle mercek altına yatıramayız.

Ele avuca gelmez şeydir şiir. Usa bile vurmaz ki akılcı bir açıklama getirip, rahatlayalım... Bu nedenle en çok resme benzetirim ben onu: Ne görüyorsan odur tabloda. Şiirde de ne anlamlandırıyorsan, odur...

Şiir, içimizdeki binlerce binlerce şiire ulaşabildiğimiz bir ışıktır. Tıpkı resim gibi, binlerce görüntünün yolunu açan, binbir renge bizi ulaştıran bir görsel deneyim.

Şiir sözcüklerle gördürür: İmge o gördürdüğü yerdedir. Ama gözümüze değil, gözsel okuma şiiri kaba okumadır sadece.

Anlamlandırma ise, şiiri yüksek sesle okumamızla başlar .
Yani şiirde İMGE, KULAKLA GÖRÜLÜR... Kulaktan da kalbimizde, BEN OLAN bir yerde anlamını bulur...

Ne kadar "ben" varsa o kadar anlamlandırılır şiir. Zenginliği bundandır. Okuyucunun olduğu an burdadır. Ne mutlu ki öyledir. Sanat yapıtını değerli kılan da budur: Kendimizden başkalarına İNSAN olarak uzanmak.
Şiir, insanın her anlamda en soylu çabalarından biridir.

Yelda KarataÅŸ

_________________
"ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın,
aslında hiç olmadım ben bu oyunda
ömrüm beni yok saysın..."


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
Yeni iletiTarih: 17 Mart Cumartesi (2007) 02:15:28 
Çevrimdışı
Karakutu filozofu
Karakutu filozofu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Nisan Pazar (2006) 21:43:12
İleti: 185
Konum: ist
Şiirin Kılıcı: İmge
Kadir Aydemir


Şiir, şairin yaşam tanıklığıdır. O ki, doğanın kutsal müziği eşliğinde, imgeler yaratır. Peki şiirin dayanaklarından biri olan ve gerektiğinde sıradan bir kaldırım taşı ile bir kadının örülü saçlarını birleştirebilen, aklın sınırlarını zorlayan imge nedir?

Aristo’ya göre tarihle felsefe arasında yer alan ÅŸiirin dayanağı olan biricik “ÅŸey”dir imge. Åžairin yaratı sürecinde yalnızlığın ve yaÅŸamın giriftliÄŸinin etkisiyle hayal gücünü de zorlayıp ortaya çıkarttığı “öz”dür, ÅŸiirsel uyumun gerekliliÄŸidir. “Åžair bir ‘arzular insanı’dır. Evet ÅŸiir gerçekten de arzudur. Ancak bu arzu, mümkün olanın veya olabilirin sınırları içinde söylenmez. İmge ‘olmayabilirin’ deÄŸil, olanaksızın arzu edilmesidir: Åžiir de gerçekliÄŸe susayış. Arzu, her zaman uzaklıkları yok etmek ister. İmge, arzunun insanla gerçeklik arasına uzattığı köprüdür...” Bu tanım Octavio Paz’ın. Görüldüğü gibi o da imgeye karşı gerçeküstü bir bakışa sahip. Kısa bir tanımda bile imge yaratmanın sonsuz olabileceÄŸini veriyor okura. ÇaÄŸdaÅŸ dünya ÅŸairlerini incelediÄŸimizde çoÄŸunun ÅŸiir ve onunla ilintili konular üzerine yazılanları yalınkat buldukları görülür. Çünkü onlara göre ÅŸiir üzerine yazılan her ÅŸey görecedir, ÅŸiir gibi imgenin de tanımı çok çeÅŸitlidir. ÖrneÄŸin Mayakovski, Åžiir Nasıl Yazılır? adlı yapıtında imge üzerine ÅŸu notları almıştır:

“Åžiirde en yüksek anlatımcılık tonunu tutturmanız gerekir. Bu anlatımcılığın en dikkate deÄŸer araçlarından biri imgedir; ama çalışmanın başında toplumsal buyruÄŸa verilen o ilk, belirsiz yanıt biçiminde beliren temel, görsel imge deÄŸildir bu. Hayır, ben bu temel imgenin biçimlenmesine katkıda bulunan yardımcı imgelerden söz ediyorum. Bu yardımcı imgeler çaÄŸdaÅŸ ÅŸiir yöntemlerinden birini oluÅŸturur...

- İmge yaratmanın en ilkel yollarından biri karşılaştırmadır.

- İmge yaratmanın en yaygın olarak benimsenen yolu eğretileme kullanmaktır; başka bir deyişle o âna dek yalnızca belli şeylerle ilgili sayılan özellikleri başka sözcüklere, nesnelere, olgulara ve kavramlara aktarmaktır.

- İmge yaratmanın bir yolu, inanılmaz olayları ve gerçekleri abartmayla güçlendirerek anlatmaktır.

- İmge yaratma yolları da bütün ÅŸiir araçları gibi, okurun ÅŸu ya da bu imge biçimiyle ne derecede içli dışlı ya da yüz göz olduÄŸuna göre deÄŸiÅŸir. Bunun karşıtı olan ilkeye göre de imge yaratabilirsiniz. Bu kez imge, imgelem yoluyla söylenenlerin anlamını geniÅŸletmez; tersine sözcüklerin yarattığı izlenimi bile bile daraltılmış bir çerçeveye sıkıştırmaya çalışır. ÖrneÄŸin benim eski ÅŸiirim ‘SavaÅŸ ve Evren’de olduÄŸu gibi:

‘Çürüyen, kokuÅŸan vagonda kırk adam vardı-

Oysa yalnızca dört bacak.’”

Şair, yukarıdaki dizelerini sayısal yapı üzerine kurmuştur. Dizelerde de görüldüğü gibi imge zor tanımlanan, saydam bir sıvı gibi bulunduğu yüzeyin şeklini alan bir yapıdadır. Peki şiirde imgenin yeri nedir?

Şair, dizelerini ve anlatımını sağlamlaştırmak için kullanır imgeyi. Şiir, imgesiz yazılamaz değil elbet. Sadece yoğun imgeli şiirler de yaşamdan oldukça uzak bir yerde durur. Örneğin Garip şiirine baktığımızda sokaktaki insanın günlük yaşam kavgasının sade bir dille -konuşulan dile fazla bir şey eklemeden- verildiğini görürken İkinci Yeni şiirinde bu havanın tersi bir rüzgâr vardır. Bu şiirde imge, artık yavaş yavaş koltuğuna oturmuştur.

İmge düşsel bir patlamadır. Yürürken, okurken, hatta uykudayken bile yaşanabilir, daha sonra da kâğıda geçirilebilir. Bir patlama, yıldırım hızıyla gelir ve yakalar şairi. Bilinçaltında yavaş yavaş filizlenir, bir gün bir yerde toprağından sıyrılıp çıkar.

Yaratılan imgenin daha önce kullanılmış olması şair için tehlikelidir. Tekrara düşmemek ve taze sözcükler kullanmak gereklidir. Yoksa şiir, bir derlemeden, bir tekrardan öteye gidemez ve şiir için gerekli sesi çıkaramaz. Kullanılması düşünülen imge, şaire özgü olmalı, şairin sözcüklerine ve imgelerine kendini katma çabası sürmelidir. Çünkü şiir, içselleştirilen sözcüklerle yazılır. İmge de bu sözcüklerin dilde sürekli parlayıp sönen bilenmiş kılıcıdır.





Şiir Oku dergisinin Mayıs-Haziran 1998 tarihli 14. sayısında yayımlanmıştır

_________________
"ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın,
aslında hiç olmadım ben bu oyunda
ömrüm beni yok saysın..."


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
Yeni iletiTarih: 17 Mart Cumartesi (2007) 02:16:05 
Çevrimdışı
Karakutu filozofu
Karakutu filozofu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Nisan Pazar (2006) 21:43:12
İleti: 185
Konum: ist
İmge benzetme için kullanılmaz. Benzetme değildir. Gibi sözcüğü imgede kullanılsa bile amacı o nesne ile benzetme ilişkisi değil, anlamlandırma ilişkisi kurmaktır.

Hatta gibi sözcüğünden sakınır şair. Benzeyenle, benzetilen ilişkisi şiirde birinci elden yapılmaz.
Yalınlık ve basitlik bildiğiniz gibi farklı sözcüklerdir.
Nazım'ın şiirleri yalındır, evet... Ama çok katlıdır, basit değildir. Bunu da imgedeki basitliğe değil, çok anlamlıllığa ve imgelerinin zenginliğine, derinliğine borçludur...
Şiir bir şeyi "hissettirmeye" çalışmaz. Gösterir! His bir sonuçtur, amaç değil! Bu nedenle, şairler hisli değil, duyarlı insanlardır. Tüm sanat dallarında olduğu gibi, şiirin de temel sorunu insandır... Onunla ilişkili olan herşey;önyargısız, infazsız, sadece anlamaya çalışarak ve tam burada HİSSEDEREK!

Sanatçı kendi hesabına yeniden kurar dünyayı diyor Camus. Doğru diyor. Sanat bir yanılsamadır. Bize gerçekten daha bir gerçek dünya sunar.
Gerçeği değil, gerçeğin değişirliliğini söyler.
"Aşkım da değişebilir, gerçeklerim de" Turgut Uyar.

Bu sentetik evren? "dünya bir sanrıdır diyor birisi belki bir sancı"
Turgut Uyar

Evrenin niteliği konusunda şair sürekli şüphe içindedir. Anlamlandıramadığını anlamlandırmak bile istemez. Belki bu nedenle imgedir onun ışığı. Sözcükler yani; "yanyana gelmimiş sözcükler var daha" Hulki Aktunç. Şiir bence bu nedenle, felsefenin de önündedir. Hatta daha ileri gideyim, felsefeye acıyarak bakar!

Şiirde basit benzetme kalıpları olamaz. Kalıpları tanımadığı için yazar şair...
Şiirin yöntemi var mıdır? Hayır, bin kez hayır. Olsaydı, keşke olsaydı!

Ne işe yarar bu şiir; belki bir gün yolda giderken, ansızın bir bahar dalıyla konuşmaya başlamamıza...
İçimizde yaşama dair, o büyük ve tek imgeyi o zaman keşfederiz işte: AŞK

Yelda KarataÅŸ
_________________

_________________
"ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın,
aslında hiç olmadım ben bu oyunda
ömrüm beni yok saysın..."


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı:
Yeni iletiTarih: 17 Mart Cumartesi (2007) 02:17:40 
Çevrimdışı
Karakutu filozofu
Karakutu filozofu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Nisan Pazar (2006) 21:43:12
İleti: 185
Konum: ist
İMGE/YAZINSAL İMGE - Celal Soycan


Gündelik kullanımda, imgeyi şöyle tanımlayabiliriz: İnsan bilincinden bağımsız olarak var olan nesnelerin/nesnel gerçeklerin zihnimize yansısı. İmge, fotoğrafik bir canlandırmadır.Kendi çağrışım alanında her adlandırma ve betimleme, zihnin deneyimi altında bir görüntüye evrilir.Ancak, yazınsal olmayan bu imgenin kaynağı elbette dış dünyadadır ve yazınsal imgeyle asıl farklılığını "kaynak"tan başlayarak konuşmak, anlamak gerekir.
Yazınsal söylem alanında imgenin kaynağı "dil"dir.Bu nedenle "dil"sel bir kurgu olan yazınsal söylemde imge de "yazınsal imge"dir, dilbilimsel söyleyişle: "Dilsel imge"dir.Poetik metinlerde, şiir kuramına ilişkin yazılarda "imge"yi "yazınsal" niteliğiyle anlamak gerekir.

Bir yazınsal metin, nesnel gerçeklere ilişkin bir duyumu, bir düşünceyi "dil"e getirirken, "nesnel"liği önce dile yansıtır; yani onu önce dile çökeltir.Şiirsel söylem içinde sürdürürsek: Şairin dile yansıttığı nesnellik, öncelikle bir kurgudur. Kurgulananın imgesi de yine öncelikle dil'e yansır.İmgelem, bu yansımayı, çağrışımlar ağı yoluyla algılar.Demek ki şiirsel imge "yansımanın yansıması"dır. Zihne yansıyan imgenin (fotoğraf) kaynağı, dilsel bir kurgu halinde şiirdedir, dış dünyada değil.Bu nedenle, şiirsel imgenin "nesnel karşılığı" olmaz, "nesnel bağlılaşığı" olur.Bu kritik eşik, bütün bir modern şiirin kavranmasında, yaratılmasında ve anlamlandırılmasında olağanüstü önemdedir.

Şiirsel imge, nesnenin/temanın dilden zihne yansıması olduğu için, düşünseldir, yani duyularla algılanmaz.Bütün duyusal imgeler, dilsel dönüşümle, düşünsel imge olmuşlardır.Biçembilimin konusu halinde "biçem"seldir.Dilsel bir ilişkinin tasarımıdır.Okurun düşünselliğinden duyarlık katmanına yönelir.

İmge, teknik olarak, şiirsel söylemin temasına, konusuna yabancı bir sözcük kullanımıdır.Bu yabancılık ne kadar yoğunsa, yani şiirde bir nesneyi/düşünceyi işaret eden sözcük ne kadar uzak bir alana aitse, imge o ölçüde güçlü olur.İki sözcük, iki nesne bir benzerlik ya da bilişiklik gözetilerek, birbirine uzak iki alandan alınmıştır: Bu uzaklık oranında imge güçlenir.

Benzetme, eğretileme, allegori, simge, birleştirme(bir duyu organıyla algılananı başka duyu organıyla algılananla birleştirme) hep imge kaynağıdır.Şiirsel söylemde imge, anlamın kendisidir; yani imge, şiir ve anlam tek bir bütündür.

Şiirde imge oluşumu, kullanılan en az iki sözcüğün ait olduğu alanın somut/soyutluğuna göre üçe ayrılır:

a) Somuttan somuta: Betimleyici imgedir.

Örneğin: Saçlarında bir gece karanlığı

b) Somuttan soyuta: Soyut düzlemden alınan duyguları, düşünceleri somutlaştırarak iletişime sokan güçlü imgelerdir.

Örneğin: Uyursun bir zaman tanımıyla

c) Soyuttan somuta: Zor bir imgedir ama olağanüstü güçlü bir tekniktir.

Örneğin: Bir bellek yitimiyse ayak izin

İyi bir imge, duyusal düzeyde tükenmeyip düşünsel düzeyde heyecan yaratmalıdır.Somut bir yönelimi en ekonomik söyleyişle kurmalıdır.Böylece okura çağrışım olanağı verilir ve onun da bir düşünsel haz alması sağlanır.

İmge, şiirin bütününe katılmalı, yani yığma/kopuk bir "güzel söyleyiş" ürünü olmamalıdır.
_________________

_________________
"ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın,
aslında hiç olmadım ben bu oyunda
ömrüm beni yok saysın..."


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 5 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat [ DST ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
cron
Copyright © 2007 Toprak Komün Özgürlük
DivineBlack by Darthorx
Updated by phpBBservice.nl
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye